Tarlada veya serada yetiştirilen bitkilerin gelişimi, yalnızca sulama ve uygun hava koşullarıyla sınırlı değildir. Köklerin topraktan alabildiği besin miktarı, bitkinin büyüme hızı ve ürünün gelişimi üzerinde doğrudan etkilidir. Toprakta bazı elementler yeterli düzeyde bulunmadığında yapraklarda renk değişimleri görülebilir, gelişim yavaşlayabilir veya beklenen ürün miktarına ulaşılamayabilir. Bu nedenle bitki besleme uygulamaları planlanırken yetiştirilen türün ihtiyaçları, toprağın mevcut durumu ve bitkinin hangi gelişim döneminde olduğu birlikte değerlendirilmelidir.
Her bitkiye aynı miktarda gübre vermek doğru bir yaklaşım değildir. Bazı bitkiler belirli dönemlerde azota daha fazla ihtiyaç duyarken meyve oluşumu, kök gelişimi veya çiçeklenme aşamalarında farklı elementlerin önemi artabilir. Toprak analizi ve bitkinin gözlemlenen gelişimi, hangi besinlerin ne zaman verilmesi gerektiğini belirlemeye yardımcı olur. Doğru planlama sayesinde gereksiz gübre kullanımının önüne geçilirken bitkinin ihtiyaç duyduğu elementlerin karşılanması da mümkün olur.
Bitki Beslemede Tercih Edilen Yöntemler
Besin maddelerinin bitkiye ulaştırılma şekli, yetiştirme koşullarına göre değişir. Açık arazide yetiştirilen bir ürünle serada, saksıda veya kontrollü sulama sistemlerinde yetiştirilen bitkinin ihtiyaçları aynı olmayabilir. Bitki besleme uygulamalarında yöntem belirlenirken kök bölgesinin durumu, sulama imkânları ve eksikliği giderilmek istenen besin elementi dikkate alınır.
Üretimde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:
- Yapraktan besleme
- Fertigasyon
- Topraktan besleme
- İnorganik besleme
- Böcekçil besleme
- Serpme besleme
Bu yöntemlerin her biri farklı bir uygulama biçimini ifade eder. Örneğin yapraktan uygulamada besin çözeltisi bitkinin yapraklarına püskürtülürken fertigasyonda gübre sulama suyuyla birlikte verilir. Topraktan beslemede ise besin maddeleri köklerin ulaşabileceği yetişme ortamına bırakılır. İnorganik besleme, kullanılan besin kaynaklarının niteliğiyle ilgilidir; böcekçil bitkilerde besin elde etme biçimi farklıdır. Serpme yöntemi de gübrenin belirli bir alana dağıtılması esasına dayanır.
Yapraktan Besleme
Bitkinin bazı besin ihtiyaçları, yaprak yüzeyine uygulanan özel besin preparatlarıyla karşılanabilir. Bu yöntemde hazırlanan çözelti, uygun ekipman kullanılarak yaprakların üzerine püskürtülür. Yaprak yüzeyinden alınabilen elementler bitkinin metabolik faaliyetlerinde kullanılabilir. Uygulamanın başarısı ise ürünün formülasyonuna, hava koşullarına ve bitkinin yaprak yapısına bağlıdır.
Yapraktan uygulamalarda çinko, demir, bor, magnezyum, potasyum ve azot içeren ürünlerden yararlanılabilir. Hangi elementin kullanılacağı, bitkinin ihtiyacına göre belirlenmelidir. Örneğin bazı mikro elementlerin eksikliğinde yapraktan uygulama hızlı bir destek sunabilir. Bununla birlikte bu yöntem, her durumda topraktan beslemenin yerini tutmaz. Özellikle yüksek miktarda ihtiyaç duyulan makro elementlerde kök bölgesinden yapılan uygulamalar da önemini korur.
Fertigasyon Besleme
Sulama suyuyla birlikte gübre verilmesi esasına dayanan fertigasyon, özellikle damla sulama sistemlerinin kullanıldığı üretim alanlarında tercih edilir. Suda çözünebilen uygun gübreler sulama hattına aktarılır ve suyla birlikte bitkilerin kök bölgesine ulaşır. Böylece sulama ve gübreleme aynı sistem üzerinden yürütülebilir.
Bu yöntemde verilecek besin miktarı, bitkinin gelişim dönemine ve sulama programına göre ayarlanabilir. Özellikle seracılıkta ve düzenli sulama yapılan arazilerde, bitkinin ihtiyacına göre farklı besinlerin belirli aralıklarla verilmesi mümkün olur. Ancak gübrelerin birbirleriyle uyumu, suyun pH ve tuzluluk değerleri ile sulama ekipmanının çalışma koşulları göz ardı edilmemelidir. Yanlış karışımlar damlatıcıların tıkanmasına neden olabilir; gereğinden fazla gübre kullanımı da kök çevresindeki tuzluluğu artırabilir.
Topraktan Besleme
Bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin toprağa uygulanması, tarımsal üretimde yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biridir. Gübreler toprağın yüzeyine dağıtılabilir, ekim sırasında belirli bölgelere bırakılabilir veya uygun ekipmanlarla kök bölgesine yakın noktalara yerleştirilebilir. Bitkinin bu besinlerden yararlanabilmesi, toprağın yapısına ve elementlerin topraktaki hareketliliğine bağlıdır.
Derin uygulamada besin maddeleri yüzeyin altındaki belirli bir seviyeye bırakılır. Bant uygulamasında gübre, ekim sırasına veya bitki sıralarına yakın bir hat boyunca yerleştirilir. Bu yöntemler özellikle besinin köklerin bulunduğu bölgeye ulaştırılmasının istendiği durumlarda kullanılabilir. Ancak uygulama derinliği ve gübrenin köke olan mesafesi, yetiştirilen bitkinin kök yapısına göre ayarlanmalıdır.
Serpme yönteminde gübre, tarlanın yüzeyine belirli bir dağılım düzeniyle yayılır. Geniş arazilerde bu işlem çoğunlukla gübre dağıtma makineleriyle gerçekleştirilir. Uygulama öncesinde miktarın doğru hesaplanması ve tarlanın tamamına dengeli dağılım sağlanması gerekir. Böylece bazı bölgelerde fazla, bazı bölgelerde ise yetersiz gübre bulunmasının önüne geçilebilir.
Bitki Beslemenin Elementleri
Bitkiler yaşamlarını sürdürebilmek, yeni yaprak ve kök oluşturabilmek, çiçek açmak ve ürün meydana getirmek için çeşitli besin elementlerine ihtiyaç duyar. Bu elementler, bitkinin gereksinim duyduğu miktara göre makro ve mikro besin elementleri olarak sınıflandırılır. Her iki grup da bitkinin gelişiminde farklı görevler üstlenir. Bir elementin eksikliği, diğer besinler yeterli olsa bile büyüme sürecini olumsuz etkileyebilir.
Makro besin elementleri arasında azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve kükürt bulunur. Bitkiler bu elementleri görece yüksek miktarlarda kullanır. Azot, yaprak ve sürgün gelişiminde; fosfor, enerji aktarımı ve kök gelişiminde; potasyum ise su dengesi ve çeşitli metabolik süreçlerde görev alır. Kalsiyum, magnezyum ve kükürt de hücresel yapıdan fotosenteze kadar birçok işlevde yer alır. Karbon, hidrojen ve oksijen de bitkinin temel elementlerindendir; bunlar büyük ölçüde hava ve sudan sağlanır.
Mikro besin elementleri arasında demir, çinko, bor, mangan, bakır, molibden, klor ve nikel yer alır. Bitkiler bu elementlere daha düşük miktarlarda ihtiyaç duysa da her birinin kendine özgü görevleri vardır. Örneğin demir, klorofil oluşumuyla ilişkili süreçlerde; çinko, enzim faaliyetlerinde; bor ise hücre duvarı gelişimi ve üreme süreçlerinde görev alır. Eksiklik belirtileri bazen birbirine benzediğinden yalnızca yaprak rengindeki değişime bakarak karar vermek yanıltıcı olabilir. Toprak ve gerektiğinde yaprak analizleriyle belirlenen ihtiyaçlara göre gübreleme yapılması, besin dengesinin korunmasına ve üretim sürecinin daha sağlıklı yürütülmesine yardımcı olur.
Bir Cevap Yaz

